3 Ocak

PR Sektörü Kendi Sanayi 4.0’ını Başlatmalı!


Markalar, insanın algı haritasında reklamın yaptığı resim ve halkla ilişkilerin yazdığı hikayelerle yerlerini alır… Kurumlar ve markalar için bu kadar kritik öneme sahip halkla ilişkiler ve iletişim danışmanlığı alanı için ne yazık ki 2018 çok da parlak bir yıl olmadı. Nitekim global araştırmalar da sektörün son yıllarda yaşadığı sıkıntıları ortaya koyuyor. Öyle ki “The Holmes Report”un 2018 ortasında açıkladığı 2017 sonuçlarına göre sektör, 2009 global ekonomik krizinden bu yana en durgun günlerini yaşadı. Global PR sektörü 2017 ve 2018 yıllarında sadece yüzde 5 büyüdü. Sektörün hacmi ise bir önceki sene ile aynı, yani 15 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Geçen sene dünyanın en hacimli 10 PR markası bir önceki seneye kıyasla sadece yüzde 0.9 oranında gelir artışıyla 5 milyar dolar ciro elde etmişti. Bu tablo 2009 küresel finansal krizinden bu yana daralmanın en fazla olduğu yıl anlamına geliyor.

Sektördeki orta ölçekli kurumlara baktığımızda tablonun o denli karamsar olmadığını görüyoruz. 2018’de özellikle orta ölçekli ajansların esnek yapıları sayesinde hem lokal hem de global alanda çok iyi işler yaptığına şahit olduk. Özellikle Avrupa’daki halkla ilişkiler ajansları dijitalleşme konusunda önemli bir hız kazandı.

Türkiye’ye baktığımızda ise diğer tüm sektörlerde olduğu gibi bizim sektörümüz de çalkantılı bir yıl geçirdi. Ekonomik dalgalanmalar kurumların iletişim ve pazarlama politikalarını önemli ölçüde etkiledi.Ne yazık ki aralarında köklü yapıların da olduğu pek çok ajansın kapandığını yahut reklam ya da sosyal medya ajansları ile birleştiğini gördük.

Dijital kasları gelişmiş deneyimli ve yetenekli iletişimcilere ihtiyaç artacak

Bu durum bize 2019 PR trendleri ile ilgili önemli ipuçları veriyor. Dijitalleşemeyen kurumların ne yazık ki esnekliğini kaybettiği aşikâr. Bu nedenle 2019’da PR sektörünün de kendi Sanayi 4.0’ını başlatması gerektiğine inanıyorum. Dijital dönüşümün kurumlara, halkla ilişkilerin iletişim kurma misyonunu yeniden hatırlatacağını, itibar yönetimi konusunda kasları gelişmiş yetenekli ve deneyimli halkla ilişkiler uzmanlarının öne çıkacağını düşünüyorum. İletişim uzmanlarının önümüzdeki dönemde karşılaşacağı iki ana sorun yapay zeka ve makineleşme olacak. İletişimi sağlıklı devam ettirmek için ajanslar bu yeni dilleri okumayı öğrenmek durumunda kalacak. Böyle bir dönemde de sanal dünyada kaybolan pek çok marka yönünü PR ile bulacak.